There is / There are: İngilizcede "Var" Nasıl Söylenir?
İngilizcede bir şeyin var olduğunu, bir yerde bulunduğunu söylemek için "there is" ve "there are" kalıplarını kullanırız; ikisi de Türkçedeki "var" karşılığıdır. Tekil bir isim için "there is", çoğul isimler için "there are" gelir: "There is a problem." (Bir sorun var.), "There are two beds." (İki yatak var.) Buradaki "there" gerçek bir özne değildir, "orada" anlamı taşımaz; asıl özne fiilden sonra gelir, bu yüzden Türkçenin tersine cümleyi özneyle başlatamayız. Soru sormak için fiili öne alırız: "Is there a bank near here?" (Buralarda banka var mı?)
Örnekler
- There is a problem. a problem exists
- There are two beds. two beds exist in the room
- Is there a bank near here? asking if a bank exists nearby
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
There is three chairs? Kulağa doğru geliyor ama yanlış.
-
Bir şeyin var olduğunu söylemek için İngilizce sabit bir kalıp kullanır: there is ya da there are. Hangisini seçeceğin sonrasında gelene bağlı.
-
Kural basit. There is tekil bir isimle gelir — tek bir şey. There are çoğul bir isimle gelir — birden fazla.
-
Basitten başlayalım. Tek bir şey var, o yüzden there is kullanırız. There is a problem.
-
İki şey mi? İsim çoğul olur, o yüzden there are'a geçeriz. There are two beds.
-
Günlük konuşmada there is neredeyse her zaman there's'e kısalır. There's a café on the corner.
-
Bir şeyin olmadığını söylemek için olumsuza geç — tek için there isn't, çok için there aren't. There isn't any milk.
-
Soru için sırayı ters çevir, fiil öne gelsin — is there ya da are there. Is there a bank near here?
-
İşte ana fikir. Bu cümlelerde there bir yer değil — boş bir yer tutucu. Asıl özne, fiilden sonra gelen isimdir.
-
Yani fiil, sonra gelen isme uymalı — there sözcüğüne değil. Three chairs çoğul, o yüzden there are olmak zorunda.
-
Hatta there iki kez bile gelebilir — önce yer tutucu, sonra asıl yer, yani şurada anlamında. There are some people there.
-
Bir ince nokta daha. Su ya da süt gibi sayılamayan şeyleri tekil say — there is. There is some water in the bottle.
-
Unutma: tek şey için there is, daha fazlası için there are — ve fiili there'e değil, isme uydur.