Sırpçada Vokatif: Birine Seslenirken Kelime Neden Değişir?
Türkçede birine seslenirken adı olduğu gibi bırakırız. "Marko, buraya gel!" derken Marko hiç değişmez; en fazla başına "hey" ya da "ey" koyar, çoğu zaman da sadece ses tonumuzla seslendiğimizi belli ederiz. Sırpçada ise durum bambaşka: birine doğrudan seslenirken, yani onu çağırırken, selamlarken ya da bir mektuba başlarken kelimenin sonu değişir. Buna vokatif, yani hitap hâli denir. Önce işlevini netleştirelim. Vokatif cümlenin öznesi ya da nesnesi değildir; kenarda durur, çoğunlukla virgülle ayrılır. Türkçede "Anne, neredesin?" derken "anne" sözcüğüne dokunmayız; Sırpçada karşılığı "Mama, gde si?" olur ve burada "mama" gibi günlük seslenmeler genelde aynı kalsa da çoğu kelime ek alır. Eklere bakalım. Sert ünsüzle biten eril kelimeler -e alır: brat (kardeş) → "Brate, jesi li tu?". Yumuşak ünsüzle biten eril kelimeler ise -u alır: prijatelj (arkadaş) → "Dragi prijatelju," yani "Sevgili arkadaşım,". Mektup açılışlarında en sık göreceğiniz kalıp budur. -a ile biten dişil kelimeler -o alır: majka (anne) → "Majko, gde si bila?" ve Ana gibi isimler bile "Ano, dođi ovamo!" biçimine girer. Peki her isim değişir mi? Hayır. Günlük konuşmada birçok özel isim olduğu gibi kalır: "Marko, dođi!" cümlesinde Marko hiç ek almaz. Bu yüzden her ismi zorla çekmeye çalışmayın; "Marko!" demek istediğiniz yerde "Marke!" demek kulağı tırmalar. Türk öğrencilerin en sık yaptığı hata, kendi dilimizdeki alışkanlıkla kelimeyi hiç değiştirmemektir. Özellikle yazılı ve resmî hitaplarda "Dragi prijatelj," yazmak yanlıştır; doğrusu "Dragi prijatelju,". Sırpçada sıfat ilk hâlinde kalır, yalnızca isim ek alır. Kısacası akılda tutulacak tek şey şu: Sırpçada birine seslenirken kelimenin sonuna bakın, çünkü Türkçenin aksine o kelime sizi bekliyor olabilir.
Örnekler
- Marko, dođi! Marko, come here!
- Dragi prijatelju, Dear friend,
- Mama, gde si? Mum, where are you?
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
Birine seslenmek ya da ona hitap etmek istiyorsun. O anda kelime çoğu zaman biçim değiştirir. Brat sözcüğü brate olur, prijatelj ise prijatelju olur.
-
Seslenme hâli, hitap durumudur. Birine seslenirken, onu selamlarken ya da mektup yazarken kullanırsın. Doğrudan karşındakine yöneldiğin biçimdir.
-
Ek, cinse ve kelimenin nasıl bittiğine bağlıdır. Eril sözcükler çoğunlukla -e ya da -u alır. Kadın adları ve -a ile biten sözcükler çoğunlukla -o alır.
-
Erille başlayalım. Brat sözcüğü seslenme hâlinde -e eki alır, yani seslenirken brate dersin. Brate, jesi li tu?
-
Yumuşak ünsüzle biten sözcükler çoğu zaman -u alır. Prijatelj seslenme hâlinde prijatelju olur. Bir mektup da böyle başlar. Dragi prijatelju, hvala ti na pomoći.
-
Şimdi dişil. Kadın adı Ana -a ile biter, bu yüzden seslenme hâlinde -o alır ve Ano olur. Ano, dođi ovamo!
-
Aynı kural -a ile biten sıradan sözcükler için de geçerlidir. Majka, ona hitap ettiğinde seslenme hâlinde majko olur. Majko, gde si bila?
-
Ama dikkat: birçok ad ve günlük konuşma yalın hâli korur. Marko genellikle Marko kalır, mama da mama kalır.
-
Bu yüzden günlük konuşmada Marko adı genellikle aynı kalır. Ona basitçe adıyla seslenirsin. Marko, dođi!
-
Ve sıradan bir sohbette annene seslendiğinde mama kalır. Burada seslenme hâli günlük biçimle çakışır. Mama, gde si?
-
İşte en sık yapılan hata. Daha resmî ya da yazılı bir hitapta yalın hâli bırakma. Ona hitap ederken dragi prijatelj yazılmaz — doğrusu dragi prijatelju.
-
Ve tersine: her adda değişikliği zorlama. Marko genellikle Marko kalır; günlük konuşmada onu çekimlemen gerekmez.
-
Özetleyelim. Seslenme hâli, hitap biçimidir. Eril -e ya da -u alır, kadın adları ve -a ile biten sözcükler -o alır. Ve birçok ad ile günlük ifade değişmeden kalır.