Sırpça Edilgen Çatı: "se" Yapısı ve Edilgen Ortaç
Sırpçada edilgen çatı kurmanın iki ayrı yolu vardır ve aralarındaki fark anlamı tamamen değiştirir: biri devam eden bir SÜRECİ, diğeri tamamlanmış bir SONUCU anlatır. Türkçede edilgenliği tek bir ekle (-il / -in) verdiğimiz için bu "iki ayrı strateji" başta yabancı gelir; ama mantığı oturduğunda çok düzenli bir sistemdir. İlk yol "se" yapısıdır: fiili 3. tekil ya da 3. çoğul şahısta çekip yanına "se" parçacığını koyarsınız. Bu yapı süreç, genel doğru ya da alışkanlık anlatır ve eylemi yapan kişi belirtilmez. Örnek: "Knjiga se čita." (Kitap okunuyor.) "Ovde se govori srpski." (Burada Sırpça konuşulur.) "Kuća se gradi." (Ev inşa ediliyor / yapılmakta.) "Pismo se piše." (Mektup yazılıyor.) Türkçedeki "-iyor" sürekliliğini düşünün: "okunuyor", "inşa ediliyor" — işte "se" tam bu süregelen anlamı taşır. İkinci yol edilgen ortaçtır: "biti" (olmak) fiili + edilgen ortaç (-n / -t ekiyle: sagrađen, otvoren, napisan). Bu yapı bir işin bitmiş hâlini, ortaya çıkan sonucu/durumu anlatır. Örnek: "Most je sagrađen." (Köprü inşa edildi / yapılmış durumda.) "Pismo je napisano." (Mektup yazıldı / yazılmış.) Türkçedeki "-di" sonucu ya da "-mış" durumu gibi düşünebilirsiniz: süreç değil, varılan nokta. İşte Türkçe konuşan için asıl yeni olan kısım: edilgen ortaç, öznesiyle CİNSİYET ve SAYI bakımından uyuşmak zorundadır. Türkçede dilbilgisel cinsiyet olmadığı için bu adım tamamen tanıdık değildir, ama ezberlenmesi kolaydır. Eril özne: ek almaz → "sagrađen". Dişil özne: -a → "Kuća je sagrađena." (Ev yapıldı.) Nötr özne: -o → "napisano". Çoğul: -e → "Vrata su otvorena." (Kapı/kapılar açıldı; "vrata" nötr çoğuldur.) Yani ortacın sonu, asıl fiile göre değil, cümlenin öznesine göre değişir. En sık yapılan hatalar şunlardır: (1) Ortacı hep eril bırakıp uyumu unutmak — "Vrata su otvoren" ✗, doğrusu "Vrata su otvorena" ✓. (2) Devam eden bir süreç için ortaç kullanmak — şu an inşası süren bir ev için "Kuća je sagrađena" demek ✗ (bu "ev bitti" demektir); süreç için "Kuća se gradi" ✓ doğrudur. (3) "biti" fiilinin yanlış biçimini seçmek (je / su uyumu). (4) Her yerde edilgen kullanmak; Sırpçada da gereksiz edilgen kulağı tırmalar, etken cümle çoğu zaman daha doğaldır. Kısa kural: süreç ve genel doğru için "se" (Knjiga se čita), bitmiş sonuç ve durum için biti + uyumlu ortaç (Most je sagrađen). Önce hangisini anlatmak istediğinizi seçin — süreç mi, sonuç mu — sonra ortaç kullanıyorsanız öznenin cinsiyet ve sayısına göre eki yerleştirin.
Örnekler
- Knjiga se čita. The book is (being) read.
- Most je sagrađen. The bridge was built.
- Vrata su otvorena. The door is open(ed).
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
Sırpçada eyleyeni atıp bir şeyin yapıldığını söylemenin iki yolu var. Onları karıştır, cümle bozuk gibi duyulur.
-
Edilgen yapı, kimin yaptığını söylemeden bir eylemden bahsetmeni sağlar. Haberler, tabelalar ve resmi yazı bununla yaşar. Sırpça bunu iki yolla kurar, her biri ayrı bir iş için.
-
İşte ayrım. se-edilgeni, etken bir fiile küçük se sözcüğünü ekler ve bir süreci anlatır — sürmekte olan ya da genel bir şeyi. Sıfat-fiilli edilgen ise biti, yani olmak, artı geçmiş edilgen ortacı alır ve tamamlanmış bir sonucu anlatır.
-
se-edilgeniyle başla. Etken bir fiil al, se ekle, nesne özneye dönüşür. Eylem sadece olup biter. Knjiga se čita. Kitap okunuyor.
-
Genel doğrular ve sürmekte olan süreçler için kusursuzdur; orada bir eyleyeni adlandırmak anlamsız olurdu. Ovde se govori srpski. Burada Sırpça konuşulur.
-
Şimdi sıfat-fiilli edilgen. biti, yani olmak fiilini alıp bir geçmiş edilgen ortacı eklersin — fiilden kurulan özel bir biçim. Çoğu fiilde -n ya da -t ile biter. sagrađen inşa edilmiş, otvoren açılmış, napisan yazılmış.
-
Bu biçim tamamlanmış sonucu adlandırır. Köprü inşa edilmiyor — inşa edilmiş halde duruyor. Most je sagrađen. Köprü inşa edildi.
-
Ve işte ortacın püf noktası. Aslında gizli bir sıfattır, bu yüzden özneyle cinsiyet ve sayıda uyuşmak zorundadır. Most erildir, dolayısıyla sagrađen. Özneyi dişil, nötr ya da çoğul yap, ek değişir.
-
Uyumu canlı izle. Özne dişil tekil, bu yüzden ortaç -a alır. Kuća je sagrađena. Ev inşa edilmiş.
-
Burada ise özne nötr çoğul — vrata, kapı — bu yüzden ortaç bu örüntüde -a ile biter. Vrata su otvorena. Kapı açılmış.
-
İkisini yan yana karşılaştır, farkı hissedersin. se-edilgeni süreci resmeder; ortaç sonucu bildirir. Pismo se piše. Pismo je napisano. Mektup yazılıyor. Mektup yazılmış.
-
Şimdi herkesin yaptığı hata. Ortaç donmuş değildir — onu varsayılan eril biçimde bırakırsan özneyle çakışır. Kapı nötr çoğul, dolayısıyla ekin uyması gerekir.
-
Ve sürmekte olan bir süreç demek istediğinde ortaca uzanma. Evin tam şu an inşa edildiğini söylemek için se-edilgenini istersin — ortaç onu çoktan bitmiş gösterir.
-
O halde üç şeyi aklında tut. Fiil artı se süreç edilgenidir. Biti artı ortaç sonuç edilgenidir. Ve o ortaç hep öznesiyle uyuşur — sagrađen, sagrađena, sagrađeno, sagrađene.