Sırpça biti fiili: ek değil, cümlede ikinci sıraya oturan küçük bir kelime
Türkçede olmak fiilinin geniş zamanı çoğu zaman ayrı bir kelime değildir: yüklemin sonuna gelen kişi ekleriyle kurulur, örneğin "Ben öğrenciyim" sözünde -yim eki gibi. Sırpçada durum farklıdır ve Türkçe konuşanları en çok şaşırtan nokta budur: biti (olmak) fiili bir ek değil, cümlede kendi başına duran küçük bir kelimedir. Bu kelimenin geniş zamanda aynı anlama gelen iki dizisi vardır. Uzun (vurgulu) biçimler: jesam, jesi, jeste, jesmo, jeste, jesu. Kısa (vurgusuz) biçimler: sam, si, je, smo, ste, su. Günlük konuşmada kısa biçimler çok daha yaygındır: "Ja sam student" (Ben öğrenciyim), "Ona je umorna" (O yorgun), "Mi smo kod kuće" (Biz evdeyiz). En önemli kural kısa biçimlerle ilgilidir. Bunlar enklitiktir, yani kendi vurguları yoktur ve önlerindeki kelimeye yaslanırlar; bu yüzden cümlenin başında bulunamazlar. "Sam Ana" denmez; doğrusu "Ja sam Ana"dır (Ben Ana'yım). Kısa biçim kural olarak cümlenin ikinci sırasında, ilk vurgulu kelimeden hemen sonra gelir: "Ja sam student", "Danas sam umorna" (Bugün yorgunum). Türkçe konuşanlar için zorluk, bu kelimeyi bir ekmiş gibi düşünüp yanlış yere koymaktır; oysa o, sırası belli ayrı bir sözcüktür. Uzun biçimler ise kısa biçimlerin yetmediği yerde kullanılır. Tek başına kısa cevap olarak gelirler: "Jesi li gladan?" (Aç mısın?) sorusuna "Jesam" (Evet, açım) denir. Ayrıca vurgu için ve li edatıyla kurulan birçok evet/hayır sorusunda kullanılır: "Jesi li gladan?", "Jesmo li stigli?" (Vardık mı?). Kısaca: olağan, vurgusuz cümlelerde kısa biçimi (sam, si, je…) kullanın ama asla cümle başında değil; kelime başta dururken, tek başına cevap verirken ya da vurgu yaparken uzun biçimi (jesam, jesi, jeste…) seçin.
Örnekler
- Ja sam student. I am a student.
- Ona je umorna. She is tired.
- Jesi li gladan? Are you hungry?
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
Bu hata seni Sırpçada anında acemi olarak ele verir: bir cümleye -im, var anlamındaki kelimeyle başlamak. O kelime başa gelemez — ve nedenini anlamak dilin en önemli fiilini sana açar.
-
Fiil biti, olmak. Sırpçanın en sık fiilidir ve bilmeye değer bir özelliği var.
-
Olmak her şahıs için iki şimdiki zaman biçimi alır: günlük için kısa, vurgusuz biçim, ve vurgu ya da cümle başı için uzun, vurgulu biçim.
-
Kısa biçimleri tam görelim. Bunları neredeyse her cümlede söyleyeceksin. Ne kadar hafif ve hızlı olduklarını duy — neredeyse önceki kelimeye yaslanırlar. sam, si, je, smo, ste, su
-
İşte iş başında. Ben öğrenciyim. sam kelimesi ikinci konumda, tam jadan sonra durur. Ja sam student.
-
Bir tane daha. O yorgun. -dir/varın kısa biçimi je — yine ikinci, önceki kelimeye yaslanır. Ona je umorna.
-
Ve çoğulda: Biz evdeyiz. Smo, biz için -iz demektir, düzgünce ikinci konumda. Mi smo kod kuće.
-
Üçünde de örüntü: kısa biçim asla başa gelmez. Ekleşik bir kelime, başlamak için fazla hafif, bu yüzden ikinci konuma kayar.
-
İşte klasik acemi tuzağı. Ben Ana'yım demek için Sam Ana diyemezsin — ekleşik kelimenin yaslanacağı bir şey yok. Önüne bir kelime koy, örneğin ja, ve sam ikinci konumdaki yuvasını bulsun. Ja sam Ana.
-
Peki olmak'la başlamak istersen, Evet, öyleyim demek için? İşte orada tam biçim parlar. Jesam tek başına güçlü bir öyleyim olarak durur. Jesam.
-
Tam biçim ayrıca birçok evet-hayır sorusu sorar. Aç mısın? Jesi ile başlar, ardından küçük soru parçacığı li gelir. Jesi li gladan?
-
İş bölümü: cümlede ikinci konumda kısa biçim. Başlamak, evet öyleyim demek ya da vurgu için tam biçim.
-
Üç şeyi unutma. Kısa biçim — sam, si, je, smo, ste, su — ikinci konumda durur ve cümleyi başlatmaz. Tam — jesam, jesi — vurgu ve sorular içindir.