Sırpça Fiil Görünüşü: Bitmemiş ve Bitmiş Fiiller
Sırpçayı öğrenirken en zorlayıcı eşik genellikle fiil görünüşüdür (glagolski vid). İşin sırrı şu: Sırpçada neredeyse her fiil tek başına değil, bir çift olarak yaşar. Aynı eylemin iki ayrı fiili vardır. Biri bitmemiş (imperfektif): eylemin sürmesini, tekrarını, alışkanlığı ya da genel bir gerçeği anlatır. Diğeri bitmiş (perfektif): eylemi tek, tamamlanmış bir bütün ve sonuç olarak anlatır. Yani pisati ve napisati iki ayrı zaman değil, birlikte öğrenilmesi gereken iki ayrı fiildir. Çiftler çoğunlukla bir ön ek ile kurulur: çitati'den pročitati, raditi'den uraditi olur. Bazen değişim son ek ya da kök içinde olur. En sağlıklı yöntem, her yeni fiili ezberlerken eşini de yanına yazmaktır; sonradan tek tek bulmaya çalışmak yorucu olur. En sık düşülen tuzak şudur: bitmiş fiilin şimdiki, süregelen bir anlamı yoktur. Şu an okumakta olduğunu söylemek istiyorsan bitmemiş fiili seçersin: Čitam knjigu. Buna karşılık eylemi bitirdiğini, sonucu vurguladığında bitmiş fiile geçersin: Pročitao sam knjigu. İkinci tuzak alışkanlık ile tek olay ayrımıdır. Düzenli, her gün yapılan bir şey bitmemiştir: Svaki dan učim srpski. Tek seferlik, tamamlanmış bir başarı ise bitmiştir: Naučio sam pesmu. Geçmişte bitirilen bir iş de bitmiş fiil ister. Bir de karışık cümleler vardır: arka planda süren bitmemiş bir eylemin üstüne ansızın gelen bitmiş bir eylem oturur: Dok sam jeo, telefon je zazvonio. Türkçe konuşan biri için iyi haber şu: Sırpçanın Slav tipi fiil çiftleri Türkçede yoktur, ama bu ayrımın sezgisi sende zaten güçlüdür. Türkçede süregelen eylemi -yor eki taşır: okuyorum. Bitmiş, kesin geçmişi -dı eki taşır: okudum. Alışkanlığı ise geniş zaman -ır eki taşır: her gün okurum. Bu üç duyguyu Sırpçaya köprü olarak kullan. okuyorum'un hissi čitam'a, okudum'un hissi pročitao sam'a, her gün okurum'un hissi de alışkanlık bildiren učim'e denk gelir. Tek fark yapıdadır: Türkçede bu seçim tek bir fiil köküne eklenen bir ekle yapılır; Sırpçada ise hangi fiili seçtiğinle, yani iki ayrı fiil arasında yapılır. Türkçe eke bakar, Sırpça fiile bakar. Bu mantığı kavradığında napišem ya da naučim gibi bitmiş biçimleri artık bir tahmin değil, doğal bir seçim olarak hissedersin.
Örnekler
- pisati / napisati to write / to write (finish)
- Čitam knjigu. I'm reading a book.
- Pročitao sam knjigu. I've read the book (finished it).
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
Čitam knjigu — bir kitabı okuyorum ama hiç bitirmiyorum. Pročitam knjigu — ve iş tamam. Aynı eylem, ama bambaşka iki fiil. Bu, fiil görünüşüdür ve Sırpçadaki en büyük sıçramadır. Hadi bunu sonuna kadar netleştirelim.
-
İşte işin özü. Neredeyse her Sırpça fiil bir çift halinde gelir. Biri nesvršeni — süren, tekrarlanan ya da genel olan eylem. Diğeri svršeni — tek, tamamlanmış, bütün bir eylem. Bunlar birlikte, çift olarak öğrendiğin iki ayrı kelimedir.
-
Bunu zamanla karıştırma. Sırpça sürüyor ile bitti farkını kelimenin kendisinde — görünüşte taşır, fiilin zamanında değil. Nesvršeni: pisati, čitati, raditi. Svršeni: napisati, pročitati, uraditi. Çoğu zaman yalnızca ön ekle ayrılırlar, ama bunlar iki ayrı fiildir.
-
Bitmemiş görünüşle, devam eden bir eylemle başlayalım. Şu an ne yapıyorsun? Bir kitap okuyorsun, tam ortasındasın: Čitam knjigu. Bir kitap okuyorum. Čitam fiili nesvršendir — akıp giden bir eylemi resmeder ve onu bitirip bitirmeyeceğin hakkında hiçbir şey söylemez. Önemli olan sürecin kendisidir.
-
Şimdi de svršeni görünüş — aynı eylem, ama tamamlanmış bir bütün olarak. Kitabı okudun, sonuna kadar geldin: Pročitao sam knjigu. Kitabı okudum. Pročitao sam svršendir — sonucu, yani kitabın artık bittiğini vurgular. Pro- ön eki čitatiden pročitatiyi yapar: kapanmış bir eylem.
-
Aynı çifti bir kez daha iş başında gör, bu sefer yazmayla. Bir mektup yazarken eylem sürer, nesvršeni görünüş: Pišem pismo. Bir mektup yazıyorum. Onu bitirince svršeniye geçerim — napisati: Napisao sam pismo. Mektubu yazdım. Aynı çift: pisati süreç için, napisati sonuç için.
-
Çift nasıl oluşur? Çoğunlukla iki yolla. Birincisi, ön ekle: pisati napisatiyi, čitati pročitatiyi, raditi uraditi ya da odraditiyi verir. Ön ek eylemi kapatır. İkincisi, kelimenin ortasındaki bir ekle: dati svršendir, davati nesvršendir. Her iki yol da etrafının her yerinde.
-
Görünüş zamanın anlamını da değiştirir. Nesvršeni bir alışkanlığı ya da tekrarı anlatır. Her gün Sırpça çalıştığını söylersin — geri dönen bir eylem: Svaki dan učim srpski. Her gün Sırpça çalışıyorum. Učim nesvršendir, bu yüzden günden güne süren alışkanlığı kusursuzca yakalar.
-
Svršeni görünüş ise tek, biricik bir olayı yakalar — bir kez ve tamam. Bir şiiri öğrendin, sonuna kadar, kapanmış bir sonuç olarak: Naučio sam pesmu. Şiiri öğrendim. Naučio sam svršendir: alışkanlık değil, tamamlanmış tek bir eylem. Učim süreçtir, naučim sonuçtur.
-
Şimdi de asıl tuzak — buraya gelme sebebin. Svršeni fiilin, süren bir eylem için gerçek bir şimdiki zamanı yoktur. Pročitam knjigu onu tam şu an okuyorum demek değildir. Şu an olan bir şey için her zaman nesvršeni gerekir: čitam. Svršeni şimdiki zaman geleceğe ya da bir koşula bakar.
-
Ve aynı madalyonun öbür yüzü. Eylem açıkça tamamlanmışsa, sırf sana daha tanıdık geldiği için nesvršeniyi seçme. Jučer sam čitao knjigu yarım kalmış gibi gelir; eğer onu sonuna kadar okuduysan, pročitao sam denir. Bırak görünüş bittiyi taşısın.
-
İki görünüşü tek bir cümlede birleştirelim ki zıtlığı hissedesin. Eylem akarken — nesvršeni; tamamlanır tamamlanmaz — svršeni: Dok sam jeo, telefon je zazvonio. Ben yemek yerken telefon çaldı. Jeo sam süren, nesvršen arka plandır; zazvonio je ani, svršen tek bir olaydır. Görünüş bütün sahneyi çizer.
-
Özetleyelim. Neredeyse her fiilin bir çifti vardır: süren, tekrarlanan ya da alışkanlık olan eylem için nesvršeni — čitam; ve tamamlanmış tek bir bütün için svršeni — pročitam. Bunlar iki fiildir, iki zaman değil. Şu an olan bir şey için nesvršeniyi seç. Çifti birlikte öğren, görünüş sana doğal gelecek.