Zarflar

İngilizcede too ve enough: Aşırılık ve Yeterlilik

Seviye B1 Zarflar
Ana fikir

İngilizcede "too" istenenden fazlasını, yani aşırılığı anlatır ve daima sıfat ya da zarftan ÖNCE gelir: "This coffee is too hot." "Enough" ise tam kararında, yeterli miktarı anlatır; ama dikkat, dizilişi değişir: sıfat ve zarftan SONRA, ismin ise ÖNÜNE gelir. Karşılaştırın: "She's old enough to drive." (sıfattan sonra) ve "We don't have enough time." (isimden önce). Türkçede "yeterince sıcak" derken belirteç sıfatın önüne geçer; bu yüzden çoğu öğrenci yanlışlıkla "enough warm" der, oysa doğrusu "warm enough" olmalıdır. Ayrıca "too" Türkçedeki "çok" gibi olumlu bir pekiştirme değildir; "It's too good" demek "fazla iyi" demektir, "çok iyi" için "very good" kullanın.

Örnekler

  • This coffee is too hot. hotter than is comfortable
  • She's old enough to drive. her age is sufficient to drive
  • We don't have enough time. the time is insufficient

Dersin tamamı

Videodaki her şey, yazılı olarak.

  1. too / enough

    fazla vs tam yeterli

    It's too good dersen ana dili İngilizce olan biri bir sorun duyar. Too, daha güçlü bir very değildir — istediğinden fazlası demektir.

  2. too = istediğinden fazlası. enough = doğru miktar.

    Bu iki küçük kelime, miktarları tam ölçmeni sağlar. Biri çok fazla der. Diğeri tam yeterli der. İkisini de pekiştirelim.

  3. Hangi kelime nerede durur

    too
    • sıfattan önce
    • too hot
    • too fast
    enough
    • sıfattan sonra: warm enough
    • isimden önce: enough money

    Yeri her şeydir. Too sıfattan önce gelir. Enough sıfattan sonra, ama isimden önce gelir. Sıra yanlış olursa kulağa garip gelir.

  4. This coffee is too hot.

    too + sıfat

    Too ile başlayalım. Tam sıfatın önünde durur ve rahatın ötesi demektir. This coffee is too hot.

  5. You're driving too fast.

    too + zarf

    Too zarflarla da aynı çalışır: önde durur ve aşırılığı gösterir. You're driving too fast.

  6. She's old enough to drive.

    sıfat + enough

    Şimdi enough. Sıfattan sonra yeterli demektir. Dikkat: kelimeden sonra gelir, önce değil. She's old enough to drive.

  7. We don't have enough time.

    enough + isim

    Ama isimden önce enough öne geçer. Burada bir şeyin miktarını ölçer. We don't have enough time.

  8. It's too cold to swim.

    too + sıfat + to + fiil

    İkisi de to artı fiile bağlanmayı sever — miktarın neye yettiğini böyle söylersin. It's too cold to swim.

  9. It's not enough warm. enough sıfattan önce
    It's warm enough. enough sıfattan sonra

    Sıfatlardan sonra enough arkada durur, önde değil.

    Bir numaralı hata: enoughu sıfattan önce koyma. Enough warm değil, warm enough.

  10. The film is too good. şikayet gibi duyulur
    The film is very good. sade övgü

    too = aşırı (sorun); very = sadece çok.

    Ve baştaki büyük tuzak: too, very değildir. Very good övgüdür. Too good bir sorun olduğunu söyler.

  11. Unutma

    • too + sıfat = çok fazla
    • sıfat + enough · enough + isim
    • too ≠ very

    Yani: aşırılık için sıfattan önce too, tam ölçü için sıfattan sonra ama isimden önce enough. Ve too asla very demek değildir.

Önerilen videolar