İngilizcede Have to ve Must: Zorunluluk Nasıl Anlatılır?
İngilizcede zorunluluğu anlatmak için hem must hem de have to kullanılır, ama aralarında ince bir fark vardır: must çoğunlukla kişisel veya güçlü bir iç zorunluluğu, have to ise dışarıdan gelen bir kuralı belirtir. Örneğin "I have to work on Saturday." cümlesi sizin dışınızdaki bir zorunluluğu (işyeri kuralını) anlatır. En kritik nokta olumsuz biçimlerdir: "You mustn't smoke here." yasak demektir (sigara içmek kesinlikle yasaktır), oysa "You don't have to pay." sadece gerek yok anlamına gelir (ödeme yapmanız zorunlu değil ama isterseniz yapabilirsiniz). Türkçede "-mali/-meli" eki ve "zorunda" yapısı bu ayrımı tek başına vermediği için, mustn't ile don't have to'yu karıştırmamaya özellikle dikkat edin.
Örnekler
- I have to work on Saturday. an external obligation to work
- You mustn't smoke here. smoking is forbidden here
- You don't have to pay. paying is not necessary
Dersin tamamı
Videodaki her şey, yazılı olarak.
-
<t>You mustn't go</t> ile <t>you don't have to go</t> benzer duyulur ama zıttırlar. Biri yasaklar. Diğeri isteğe bağlı olduğunu söyler.
-
Hem <t>have to</t> hem de <t>must</t> zorunluluk belirtir: yapman gereken bir şey. Olumlu cümlede genelde birbirinin yerine geçer. Fark iki yerde ortaya çıkar.
-
İlk fark: zorunluluğun nereden geldiği. <t>Must</t> genelde kişiseldir, kendine yüklediğin bir baskı. <t>Have to</t> genelde dışsaldır: bir kural, bir yasa, başkasının emri.
-
İç zorunluluk: benim için önemli, bu yüzden <t>must</t> kullanırım. I must call my mum tonight.
-
Dış zorunluluk: bir kural karar verir, ben değil. <t>Have to</t> kullan. I have to wear a uniform at work.
-
Ve sadece <t>have to</t>; <t>he</t>, <t>she</t> ve <t>it</t> ile değişir: <t>has to</t> olur. She has to work on Saturday.
-
Şimdi en önemlisi: olumsuz. Çoğu öğrenci burada yanılır, çünkü ikisi tamamen farklı anlamlara bürünür.
-
<t>Mustn't</t> yasak demektir. Geçemeyeceğin bir sınır vardır. You mustn't smoke here.
-
<t>Don't have to</t> tam tersi demektir: sadece gerekli değil. İstersen yapabilirsin; kimse engellemez. You don't have to pay.
-
Tuzağa dikkat et. <t>You mustn't go</t> yasaklar: gitme. <t>You don't have to go</t> seni serbest bırakır: istersen git. Bunları karıştırırsan, demek istediğinin tam tersini söylersin.
-
Pekiştirmek için bir çift daha. Yasak, sonra isteğe bağlı: aynı durum, zıt kural. Visitors mustn't feed the animals.
-
Yani: <t>must</t> kişisel, <t>have to</t> dışsaldır, ama olumlu cümlede ikisinden birini seç. Asla karıştırma: <t>mustn't</t> yasak, <t>don't have to</t> isteğe bağlıdır.