Zamanlar ve görünüş

Sırpçada Koşul Kipi: Potencijal ve "-erdim / olurdu" Yapısı

Seviye B1 Zamanlar ve görünüş
Ana fikir

Sırpçada bir ricayı kibarca dile getirmek, bir dileği anlatmak ya da "keşke olsa" türünden varsayımsal cümleler kurmak için potencijal denen koşul kipi kullanılır. Türkçede bu anlamı çoğu zaman fiile eklediğimiz bir ekle veririz: "isterdim", "gelirdi", "yapardım". Sırpça ise bunu çok farklı bir yolla, ayrı bir yardımcı parçacık ile kurar. Bu farkı baştan kavramak, kipi doğru kullanmanın anahtarıdır. Potencijal iki parçadan oluşur: "biti" (olmak) fiilinden gelen bir yardımcı parçacık ve ana fiilin geçmiş ortacı (l-participle, yani -o/-la/-li ile biten biçim). Türkçedeki gibi tek bir ekle yetinmeyiz; iki ayrı öğeyi yan yana getiririz. Parçacık kişiye göre değişir ve ezberlenmesi gerekir: ja BIH (ben), ti BI (sen), on/ona BI (o), mi BISMO (biz), vi BISTE (siz), oni BI (onlar). Türkçede koşul anlamını taşıyan ek (-irdi-/-erdi- ya da -se/-sa) kişiden bağımsız bir köke oturur; Sırpçada ise tam tersine, asıl yük bu parçacığın üzerindedir ve her kişide ayrı bir biçimi vardır. Çok önemli bir nokta: bu parçacık bir clitic'tir, yani vurgusuz ve bağımlıdır; cümlede daima İKİNCİ konumda durur. Özneyle başlarsanız: "Ja bih došao" (Gelirdim). Ama fiille başlarsanız parçacık hemen onun ardına geçer: "Došao bih." Türkçede ek zaten fiile yapışık olduğu için konum sorunu yaşamayız; Sırpçada ise parçacığın yerini şaşırmak en sık yapılan hatalardandır. Geçmiş ortaç, öznenin cinsiyetine ve sayısına göre uyum gösterir. Türkçede dilbilgisel cinsiyet olmadığı için bu kavram başta yabancı gelebilir, ama Sırpçada zorunludur. Erkek konuşuyorsa "Želeo bih kafu" (Bir kahve isterdim), kadın konuşuyorsa "Želela bih kafu" der: aynı dilek, farklı ortaç. Üçüncü tekil dişil için "Ona bi došla" (O gelirdi). Çoğulda ise "Mi bismo došli" (Biz gelirdik). Kipin üç temel kullanımı vardır. Birincisi kibar rica ve dilek: "Želeo bih kafu." İkincisi nezaket sorusu: "Šta biste radili?" (Ne yapardınız?). Üçüncüsü koşul cümleleri, yani "eğer" kurulumları: "Kad bih imao vremena, putovao bih" (Vaktim olsaydı, seyahat ederdim). Görüldüğü gibi her iki yan cümlede de parçacık tekrar belirir. Yabancıların en sık düştüğü tuzaklar şunlardır. Birincisi, her kişide "bi" demek: günlük konuşmada duyulsa da özenli Sırpçada yanlıştır; "biz" için "bismo", "siz" için "biste" demek gerekir. "Mi bismo došli" doğrudur, "Mi bi došli" yanlıştır. İkincisi, birinci tekilde sondaki -h sesini düşürmek: "ja bi" değil, mutlaka "ja bih"; "Ja bih rekao" doğru, "Ja bi rekao" yanlıştır. Üçüncüsü, parçacığı ikinci konuma koymamak. Dördüncüsü, ortacın cinsiyet uyumunu unutmak: "želeo" mu "želela" mı, özneye bakarak seçilmelidir. Kısacası Sırpça koşul kipini Türkçeden gelen ek alışkanlığıyla değil, "parçacık + ortaç" mantığıyla düşünmek gerekir. Parçacığın kişiye göre biçimini, ikinci konum kuralını ve ortacın cinsiyet uyumunu yerleştirdiğinizde potencijal şaşırtıcı derecede düzenli bir hale gelir.

Örnekler

  • Želeo bih kafu. I would like a coffee.
  • Ona bi došla. She would come.
  • Šta biste radili? What would you do?

Dersin tamamı

Videodaki her şey, yazılı olarak.

  1. potencijal

    bih, bi, bismo + geçmiş ortaç

    Küçücük bir parçacık, sert bir emri kibar bir ricaya çevirir — ve çoğu kişi tam burada hata yapar.

  2. 🎩

    potencijal = parçacık (bih, bi…) + geçmiş ortaç

    Potencijal, Sırpçanın "-ardım/-erdim" kalıbıdır: dilekler, kibar ricalar ve koşul cümleleri için. İki parçadan oluşur: yardımcı parçacık bih ve geçmiş ortaç.

  3. rečca za potencijal

    ja bih
    ti bi
    on/ona bi
    mi bismo
    vi biste
    oni bi

    İşte tüm çekim. Parçacık kişiye göre değişir: ja bih, ti bi, on bi, mi bismo, vi biste, oni bi. Unutma, tekil birinci kişi sonda h alır — bih — çoğulda ise bismo ve biste var.

  4. Potencijalin iki parçası

    parçacık (kişiye göre)
    • bih
    • bi
    • bismo
    • biste
    geçmiş ortaç (cinsiyete göre)
    • radio
    • radila
    • radili

    İkinci parça geçmiş ortaçtır — özneyle cinsiyet ve sayı bakımından uyuşan biçim. Eril için radio, dişil için radila, çoğul için radili. Parçacıkla ortacı birleştir, işte potencijal hazır.

  5. Želeo bih kafu.

    kibar rica (erkek konuşmacı)

    En sık kullanımla başlayalım — kibar rica. "Kahve istiyorum" demek yerine daha yumuşak söylersin: Želeo bih kafu.

  6. Želela bih kafu.

    ortacın dişil biçimi → želela

    Konuşan bir kadınsa ortaç dişil biçimde uyuşur — želela, ama parçacık bih olarak kalır. Želela bih kafu.

  7. Ona bi došla.

    3. kişi → bi + došla

    Üçüncü kişi bi parçacığını kullanır. Birinin ne yapacağını tahmin et: Ona bi došla.

  8. Šta biste radili?

    vi → biste

    Kibar "siz" hitabı için biste kullanırsın. Dikkat — biste, bi değil. Šta biste radili?

  9. Cümlede ikinci yer

    öznenin ardından
    • Ja bih došao.
    • Mi bismo došli.
    baştaki fiilin ardından
    • Došao bih.
    • Došli bismo.

    Şimdi konum kuralı. bih, bi, bismo parçacığı bir klitik gibi davranır — cümlede ikinci yeri ister. Bu yüzden Ja bih došao deriz; cümle fiille başlarsa parçacık hemen onun arkasına gelir: Došao bih.

  10. Kad bih imao vremena, putovao bih.

    koşul cümlesi → potencijal

    Potencijal koşul cümlelerini de taşır — o "eğer" anlamını. Ana cümlede potencijal durur: Kad bih imao vremena, putovao bih.

  11. Mi bi došli. her kişi için bi
    Mi bismo došli. mi → bismo

    mi için bismo, vi için biste — her yerde bi değil.

    İşte klasik tuzak. Gündelik konuşmada birçok kişi tüm kişiler için bi kullanır — mi bi, vi bi. Özenli, doğru konuşmada bu olmaz: mi için bismo, vi için biste gelir.

  12. Ja bi rekao. kaybolan h
    Ja bih rekao. 1. tekil kişi → bih

    Tekil birinci kişi her zaman bih'i korur.

    Ve konuşmacıyı ele veren son ayrıntı: tekil birinci kişide h düşmez. ja bi değil, ja bih.

  13. Unutma

    • Kişiye göre parçacık: bih, bi, bismo, biste, bi
    • Geçmiş ortaç cinsiyet ve sayıda uyuşur
    • Parçacık cümlede ikinci yere gelir

    Unutma: kişiye göre parçacık — bih, bi, bismo, biste — artı cinsiyete göre uyuşan geçmiş ortaç, hepsi ikinci yerde.